Spora Yönlendirmede Ailenin Önemi

Spora Yönlendirmede Aile Faktörü

Aile fizyolojik, ekonomik, kültürel ve toplumsal olarak çocuk ve ergenin ruhsal gelişimini ve davranışlarını biçimlendirip yönlendiren, insan yaşamında doğumdan önce başlayan ve hayatın sonuna kadar etkisini sürdüren bir kurumdur. Aile evrensel bir sosyal kurumdur.
Bir toplumun özelliği, aile ilişkilerine göre belirlenir. Anne-babanın çocuğun üzerindeki etkisi kaçınılmazdır. Çocukların fiziksel aktivitelere katılmalarında ve fiziksel aktivitelerin çocuklar için cazip hale gelmesinde ana-babaların çok büyük bir rolü vardır. Çocuk, doğumdan itibaren okul dönemine kadar öncelikle aile üyeleriyle ilişki içerisindedir. Her şeyi onları taklit ederek öğrenir. Konuşma şekli, yemek yeme alışkanlığı, uyku düzeni, okuma isteğinden, müzik, sinema ve spora ilgi duymaya kadar tüm ihtiyaç ve ilgileri aile içerisinde taklit yoluyla şekillenir. Bu nedenle anne ve babasını kitap okurken gören çocuk kitap okumaya yatkın olacak, dişlerini fırçaladığını gördüğünde diş fırçalama alışkanlığını kazanacak, spor yaptığını gördüğünde de aktif olarak spora katılacaktır.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, insanı spora yönlendiren en temel etkenler ilgi, merak ve seçtiği spor dalını yapabilme yetisidir. Örneğin, çocuklar beş yaş civarında, hatta daha küçük yaşlarda büyüklerini tanımaya ve taklit etmeye çalışır.
Bu öykünme, çocuğun kişiliğinin gelişmesinde son derece önemli rol oynar. Küçük yaşlarda babası farkında olmasa da çocuk onu izler ve eğer babası futbolla ilgiliyse bunu görür, kendisi de futbola ilgi duymaya başlar. Daha sonra insanın doğasında var olan merak nedeniyle o sporu yapmaya başlar.

SPORA YÖNLENDİRME VE SPORU BİR YAŞAM BİÇİMİ OLARAK BENİMSEMEDE AİLE ÇOK ETKİLİ BİR MODELDİR. AİLENİN SPOR YAPARKEN VE İZLERKEN TAKINDIĞI TAVIRLAR, KULLANDIĞI DİL, BENİMSEDİĞİ ADİL OYUN YAKLAŞIMLARI ÇOCUĞUN BU ALANDAKİ BİÇİMLENMESİNDE ETKİLİDİR.

Çocukların boş zamanlarını değerlendirme aile üyelerinin en önemli eğitim görevidir. Okuldan eve gelen çocuğa onun ilgilerine uygun meşguliyetler bulunmazsa elbet kendi kendine bazı işler bulacaktır ve bunun bir kısmı belki de zararlı, eğitimini bozacak uğraşılar olacaktır.

Çocuğun normal bir sosyal hayat yaşamasına imkan vermek için onu tanımak ve gelişimlerine uygun tutum ve davranışların sosyal çevrede benimsenmesi görüşü hakim olmaya başlanmış ve aileler bu sosyal çevrenin önemini kavrayarak, çocuklarının bilinçli olarak ilgi duydukları bir alana yönelmesi için engel değil, bilakis teşvik edici olmaya başlamışlardır.

Çocukların (5-9 yaş) beden eğitimi ve spor etkinliklerine katılımı üzerinde ailenin etkisini belirlemek amacıyla 2001 yılında Hong Kong Üniversitesi Spor Bölümü tarafından yapılan bir araştırmada su sonuçlara ulaşılmıştır: Çocukların %57’sinden fazlası aile üyeleriyle, %14’ü karşılıklı olarak arkadaşlarıyla, %20’si sınıf arkadaşlarıyla ve %5’i de kendi başlarına sportif aktiviteler içinde bulunmaktadırlar. Aile üyeleriyle birlikte spor yapan çocukların da %42’si ana-babalarıyla, %11’i kardeşleriyle ve %4’ü diğer akrabalarıyla birlikte spor yapmaktadırlar.

HERKES İÇİN SPOR,YIL BOYU SPOR anlayışıyla büyüyen nesillere…

YÜZME ANTRENÖRÜ
ESRA TUNA
1288 kez izlendi - 29.3.2019